Bosna-Hersek’in Çıkmazı “DAYTON Anlaşması”

Tam 20 yıl öce Eski Yugoslavya Federasyonunun dağılması sonucu yaşanan tarihin en kanlı savaşını sonlandıran Dayton Anlaşması 14 aralık 1995 tarihinde Paris’teki Elize Sarayı’da Bosna Hersek’in ilk Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç, Sırbistan Devlet Başkanı Slobodan Miloşeviç ve Hırvatistan Devlet Başkanı Franco Tucman tarafından imzalandı.

 

Amerikalı dipomat Richard Helbrooke tarafından hazırlanan anlaşma, yaşanması muhtemel daha geniş çaplı katliamların önüne geçerken, ülkede tam olarak bir siyasi yapıyı oluşturamaması nedeniyle 20 yıldır devam eden bir siyasi ve ekonomik isrikrarsızlık girdabına da yol açmış oldu. Bosna-Hersek antlaşmayı imzaladıkan sonra tek çıkış yol olarak Avrupa ile entergrasyon sürecini gördü ve bu yönde çalışmalarına devam etmekte. Fakat, bu da zor görünüyor. Dayton anlaşması bu aşamada ortaya çıkıyor.

Bosna’da görev yapmış İsveç’li Dipomat Karl Bildt Bosna’nın Arupadaki geleceği konusunda pek umutlu olmadığına dikkat çekerek, ülkede siyasi yapının halen etnik temelde ayrıldığını ve merkez hükümetin zayıf olduğunu ifade etti. Bir çok açıdan Bosna’yı olumsuz etkileyen bu anlaşmanın geçen 20 yıl içerisinde bir çok kez revize edilmesine yönelik girişimler olmasına rağmen henüz bir ilerleme kaydedilmiş değil.

Dayton Anlaşmasının Öngördüğü Siyasi Yapı İstikrarsızlığı Artırıyor…

Bosna Hersek Anayasası’nın da temelini oluşturan anlaşma üç yıl boyunca birbiriyle savaşan Sırp, Boşnak ve Hırvatlar’ı, tek bir çatı altında toplarken, “ülkenin kurucu unsurları” olarak adlandırdı. Anlaşma ile birikte kurulan devlette 10 kantonlu Bosna-Hersek Federasyonu, Sırp Cumhuriyeti ve Brcka Adında bir özel bölge yer alıyor ve bu durum ülkede toplam 13 farklı siyasi yapının var olmasına sebebiyet vermekte. Ortaya çıkan devlet modelinde devletin en üst kademesinde Üçlü Devlet Başkanlığı Konseyi bulunuyor. Üçlü Konsey bir Hırvat, bir Sırp, biri de Boşnak üç üyeden oluşmaktadır. Genel seçimlerde seçilen üyeler dönüşümlü olarak 8 aylığına konsey başkanlığı görevini yürütmekte. Boşnak ve Hırvat üyeler Bosna Hersek federasyonundan seçilirken, Sırp üye ise Bosna Sırp Cumhuriyeti vatandaşları tarafından seçilmekte. Devlet düzeyindeki Bosna Hersek Parlamentosu, “Milletler Meclisi” ve ”Temsilciler Meclisi” olmak üzere iki ayrı meclisten oluşuyor. Milletler Meclisi’ne sadece Sırp, Hırvat ve Boşnaklar seçilirken, Temsilciler Meclisi’ne ise diğer etnik gruplardan da milletvekili seçilebiliyor. Meclis başkanlıklarını, dönüşümlü olarak Sırp, Hırvat ve Boşnaklar yürütüyor.

Ülkede ayrıca, AB tarafından atanan Dayton anlaşmasının sivil kısımlarının uygulanması adına “Yüksek Temsilci Ofisi” (Office of High Representatives) görev yapıyor. Geniş yetkilerle donatılmış Yüksek Temsilci Ofisi, devlet başkanı başta olmak üzere bütün devlet idarecilerini görevden alma yetkisini dahi elinde bulunduruyor.

Bürokratik ve Karmaşık Siyasi Yapı Karar Alma Sürecini Güçleştiriyor..

Meclisten en basit bir kanun çıkarılması dahi, Sırp, Boşnak ve Hırvatların onayını gerektirdiğinden kanunun çıkarılması aylar sürebiliyor. BM eski Temsilcilerinden Paddy Oshdown verdiği bir demeçte, “Bosna-Hersek’te en az 1200 yargıç, 760 yasa Yapıcı (policy Maker), 180 bakan ve dört hükümet vadır” diyerek ülkedeki siyasi yapının karmaşıklığını ve hantallığını gözler önüne sermektedir. Karar almadaki bir diğer önemli sorun Üçlü Devlet Başkanlığı Konseyi’ne yaşanıyor. Özellikle dış politika ve anayasal konularda alınacak kararla, üç konsey üyesinin de uzlaşması gerekiyor ve bu da zaman alıyor. Bir karar yada yasanın çıkartılması için her üç etnisitenin de onay vermesi gerekmektedir.

Sırplar ve Hırvatlar Anlaşmayı Desteklerken, Boşnaklar Değişiklikten Yana…

Uluslararası toplum, ülkedeki karmaşık yapının sadeleştirilmesi için son yıllarda önemli çaba sarf ederken, yapının değiştirilmesine ülkedeki Sırp ve Hırvatlar karşı çıkıyor. Bu yapı değiştiği takdirde ülkede söz konusu haklarının azalacağı kaygısı taşıyan Sırp ve Hırvat kesim, mevcut yapının devam etmesini savunuyor. Boşnaklar ise söz konusu anlaşmanın revize edilmesini ve siyasi yapının daha işlevsel hale getirilmesini talep ediyor. Anlaşmanın imzalandığı tarihlerde Bosna-Hersek Devlet Başkanı Aliya İzzetbegoviç “Adil olmayan bir anlaşma imzaladık. Fakat, halkımın barışa ihtiyacı var…” ifadesiyle başından beri söz konusu anlaşmadan memnun kalmadığını, bunu konjonktür gereği zorunlu olarak kabul ettiğini ifade etmişti. Bosna Hersek’in NATO ve AB üyeliği yolunda ilerlemesi ve ekonomik anlamda gelişmesinin önündeki en büyük engel olarak da yine Dayton Barış Antlaşması gösteriliyor.

 

By İmer Mislimi

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s